Çocukların Daha Az Yemesini Nasıl Sağlarız? » Android, Apk indir, Instagram, Facebook, Youtube, Twitter, Tumblr, Linkedin, Sağlık, Güncel Haberler
Sponsorlu Bağlantı
ŞİFALI BİTKİLER
SAĞLIK
GüZELLİK VE BAKIM
GOOGLE
FACEBOOK
INSTAGRAM
TWITTER
TUMBLR
Sosyal Paylaşım Siteleri
Güncel Konular
Facebook Bilgileri
Twitter Bilgileri
Instagram Bilgileri
Tumblr Bilgileri
Hadi Beğeniver Gari
Destekleyenler
Yandex.Metrica


Kategori: saglik
Çocukların Daha Az Yemesini Nasıl Sağlarız?

Çocukların Az Yemesini Sağlamak

Porsiyon büyüklüğü: ne zaman duracağını bilmek
Bazı çocuklar ne zaman duracaklarını bilmez. Bu cümle düşündüğünüzden de gerçek olabilir, özellikle de konu yiyecekler olunca, Aynı şey bebekler için söylenemez, hepsinde kendi içlerinde bir "porsiyon kontrol" sistemi var gibidir. Büyüdükçe çoğumuz öyle görünüyor ki bu yeteneği kaybediyoruz. Pratikte şekerli ve yağlı yiyeceklere sınırsız erişimimiz olduğu modern dünyada bunun sonucu çocukluk obezitesi salgını.

Büyüyen Bir Problem

İngiltere'de okul çağındaki çocukların yaklaşık beşte biri aşırı kilolu. ABD'de bu rakam üçte bir. Bu oranlar son yirmi yılda neredeyse üç katına çıktı. Kilolu çocukların kilolu yetişkinler olması ve bu nedenle de diyabet, kanser ve kalp hastalığına yakalanma riskinin artması daha olası. Ne yazık ki kilolu çocuklar cüsseleri nedeniyle diğer çocukların dayılanmasına da daha fazla maruz kalıyorlar. Her 20 çocuktan yaklaşık biri, boy ve kiloyla hesaplanan VKİ ( Vücut Kitle İndeksi ) itibariyle klinik anlamda obez.
Çocuklukta obeziteye pek çok farklı unsurun katkısı var. Örneğin rahimdeyken az beslendilerse; fakir ailelerden geliyorlarsa; ailede sigara içiliyorsa; depresyondalarsa ve steroidler gibi belli ilaçları kullanıyorlarsa, çocuklar kilolu olmaya daha yatkın oluyor. Tabii ki obezitenin nihai nedeni-hem çocuklar hem de yetişkinler için-bedenin ihtiyacından daha fazla kalori tüketmektir. Düzenli egzersiz yapmak ve daha az kalori almak, fazlaları azaltmanın tek etkin yoludur.
Bazı çocukları ihtiyaçlarından fazla kalori almaya iten ne? Tüm obezite vakalarının yüzde 5'inde genetiğin rolü var. Demek ki 20 obez çocuktan ne zaman yemeği kesmesi gerektiğini hissetme kabiliyetinden yoksun doğuyor. Bu problem yeterince erken teşhis edilirse, doktorlar ve beslenme uzmanları müdahale edip sorunun idaresine yardımcı olabilir. Diğer herkes yeterli yediklerini ölçme yeteneğiyle dünyaya geliyor gibi.
Doğal "doyma" hissimiz, emzirilen bebeklerce mükemmel şekilde sergilenir. Yeterince emdiklerinde durma eğilimindeler-anneler o zaman genelde rahatlar. Öte yandan biberonla besleyen pek çok ebeveyn genelikle bebek ne kadar tokluk hissederse hissetsin, bebeklerini biberonun içindekilerin hepsini bitirmeye teşvik eder. Sonuçta biberonla beslenen bebekler emzirilen bebeklere kıyasla, obez olmaya daha yatkındır, belki de onlara durmalarını söyleyen sinyalleri dinlememeyi öğrendikleri için.
İçimizdeki iştah sinyalleri tükettiğimiz besin miktarıyla sınırlı değildir. Biberonla beslenen bebekler üzerinde yapılan bir deney bir şekilde ne kadar kalori aldıklarını sezebildiklerini gösterdi. Deneyi yapan araştırmacılar sütteki kalori miktarını değiştirdi ve şaşırtıcı bir şekilde bebeklerin içtiği miktar da buna göre değişti-ne kadar çok kalorisi varsa o kadar az içtiler.
Çocukların ve genç yetişkinlerin yemeyi ne zaman kesecekleri hissi üzerinde araştırmalar yapıldı. Her seferinde önlerine ne kadar konulduysa, o kadar yediler. Bazı araştırmalar yaklaşık üç yaşına kadar çocukların bedenlerinin iştah sinyallerini dinlediğini öne sürdü, diğerleri ise iki yaşında çocukların bu yeteneklerini kaybettiğini. Tüm vakalarda çocukların yemeği kendileri aldığında- kendi porsiyon büyüklüklerine kendileri karar verdiğinde-daha az yediği görüldü.

TV Yemekleri

Artan obezite problemine ilişkin unsurlar arasında en önemlisi televizyon izleme alışkanlığı gibi. Londra'daki University College'den Dr. Russel Viner'in yaptığı, 2006'da yayımlanan İngitere'den bir araştırmada yaklaşık 11.000 kişinin televizyon izleme alışkanlıkları 1970'te doğumlarından itibaren takip edildi. Şaşırtıcı bir bulgu beş yaşında hafta sonu televizyon seyredilerek geçirilen fazladan her saatin yetişkinlikte obezite riskini yüzde 7 artırdığıydı. Çocukluklarında ne kadar televizyon seyrettilerse yetişkinliklerinde de o kadar hareketsiz bir hayatları oluyor.
Televizyon izleme ve çocuklukta obezite arasındaki bağlantı teyit edilmedi. Bazı araştırmalar arada bağlantı olmadığı sonucuna vardı. Ama televizyon izlemenin çocukluk obezitesinde neden rol oynayabileceğine dair sağlam üç neden var.
Birincisi, çok televizyon seyretmek çok uzun zamanı hareketsiz geçirmek anlamına gelir. 2006'da Harvard Sağlık Okulunun bir araştırmasında kutunun karşısında geçirilen zaman ile egzersiz düzeyi arasında net bir bağlantı bulundu. Araştırmacılar Massachusetts, Boston sakinlerinin gün içinde attığı adımları ölçmek için adımsayar kullandı. Araştırmaya katılanların TV karşısındaki her saat için günde 144 daha az adım attığı görüldü. İnsanların TV seyrederken geçirdikleri ortalama süre 3,6 saatti ve bu, günde 500'ün üzerinde potansiyel adım anlamına gelir. Bu adım sayısı önemli miktarda kalori kullanımı demektir -özellikle de bir yıla yayıldığında. Bu araştırma yetişkinler üzerindeydi, ama bulgular-ne kadar televizyon izlerseniz o kadar az kalori yaktığınız-muhtemelen çocuklar içinde aynı derece geçerli.
Televizyon izlemenin obeziteyi artırabilmesinin ikinci nedeni reklamlar. Çocuk programları sırasındaki reklamların büyük kısmı atıştırmalıklar, diğer işlenmiş yiyecekler ve fast food restoranlara ait. İsveç'te 1991'den beri 12 yaş altını hedef alan TV reklamları yasak. 2006'da televizyon takip kurumu Ofcom "Çok yağlı, şekerli ve tuzlu" yiyeceklerin ve içeceklerin reklamlarında kısıntı yapılmasını tavsiye eden öneri niteliğinde bir belge yayımladı. İngiliz reklamcılar zaten bu tip reklamları azaltmıştı, ama yasak konusunda anlaşılır şekilde dikkatliler; reklamların çocukların yeme alışkanlıkları üzerinde etkisi olduğunu varsaymak anlaşılabilir. Yoksa bunun üzerinde bu kadar durulmazdı.
Üçüncüsü televizyon dikkat dağıtır. Televizyon önünde yerken doyma sinyallerine aIdırmama eğiliminde oluruz-televizyon kapalıyken olduğundan çok daha fazla. Bir film ya da sevdiğimiz bir diziyi izlerken azar azar da olsa fazla kaçırmak kolaydır.

Bilimsel Testler

Çocukların iştah sinyallerine ne kadar kulak verdiğini araştırmak için kendi deneyimizi yaptık. Önce sırf öğlen porsiyonlarını değiştirerek onları kandırıp daha fazla yedirebilir miyiz, görmek istedik. Sonra TV seyretmenin gerçekten çocukların onlara doyduklarını söyleyen kendi bedenlerini duymazdan gelmelerine neden olup olmadığını bulmaya çalıştık.

Büyük Porsiyon, Küçük Porsiyon

Çocukların "doydum" sinyalini dinlemeyip yemeye devam edip etmeyeceklerini görmek için ilk deneyimiz kapsamında İngiltere'deki Amerikan okulundaki yaz spor kampına gittik. iki gün boyunca beş ila altı yaşındaki aç kampçılar için öğle yemeği hazırladık. Toplamda sekiz çocuk vardı. Her iki gün de-porsiyonlar dışında-her şeyi aynı tutmaya dikkat ettik.Çocukların Daha Az Yemesini Nasıl Sağlarız?
Her iki sabah da çocukların çok meşgul olmasını sağladık-hepsini çok acıktıracak bir dizi fiziksel aktivite yaptırdık. Birinci gün yemekhane çalışanlarından "normal" porsiyonda bolenez soslu spagetti hazırlamalarını istedik-o yaştaki çocuklar için önerilen öğle yemeğine uygun olması için tarttık ve kalori hesapladık. Çocukların günlük kalorilerinin üçte birini öğlen yemeğinden alması gerektiğini söyleyen beslenme uzmanı Tanya Carr'la çalıştık.
İkinci gün, yemekhane çalışanları çocuklara aynı yemeği çıkardı, ama porsiyonlar iki kat büyüktü ve iki kat fazla kalori içeriyordu. Her iki gün de tabakta ne kadar yemek kaldığına baktık.
Tahmin edebileceğiniz gibi, ilk gün çocukların hepsi yemeklerinin tamamını ya da hemen hemen tamamını bitirdi. İkinci gün çocukların bazıları tabaklarını neredeyse temizledi ve iki tabak da tamamen boş kalktı. Deneyimizdeki çocuklar ikinci gün toplamda yüzde 73 daha fazla spagetti yedi. Çocukların hepsi ayrıca kurabiye ve taze meyvelerden oluşan tatIıIarını da yedi.

Farklı Porsiyonlar

Sadece daha büyük porsiyonlarda sunarak çocukların daha fazla yemesini sağladık.
Porsiyon büyüklüğünün çocukların ne kadar yediği üzerinde etkisi olup olmadığını bulmak için, sekiz çocuğa iki farklı gün yemek verdik. Yemekler aynıydı-soslu spagetti-ancak ikinci günün porsiyonu, birincisinin iki katıydı; iki kat ağırlık, iki kat kalori.
Çocuklara ilk yedirdiğimiz önerilen miktarda yemekti. Hepsi bitirdi ve doyduğunu söyledi. Şaşırtıcı bir şekilde iki kat fazla yemek verdiğimizde, çoğu çocuk yemeklerini gene bitirdi-toplamda yüzde 73 daha fazla yiyecek tüketildi.

BAŞLICA İPUÇLARI : Çocukların Porsiyon Büyüklüklerini İdare Etmek

Porsiyon büyüklüğü büyük oranda alışkanlıktır: gittikçe daha büyük porsiyonlar yemeye alışır, ama aynı ölçüde tokluk hissederiz. Porsiyon büyüklükleri arttıkça, çocuklar ihtiyaçlarından daha çok yemeye alışır.
Azalan porsiyonlar-çocuğunuz şikayet ediyorsa, önce önündekini yemesini sonra hala açsa ikinci tabağı alabileceğini söyleyin. ilk ve ikinci porsiyonlar arasındaki zamanı açın, o zaman muhtemelen ikincisinde ısrar etmeyecektir.
Çocukların yetişkinler kadar yemeğe ihtiyacı yoktur. Yemek servisi yaparken iki kere düşünün ve onlara tipik bir yetişkinin yiyeceğinden daha az koyduğunuzdan emin olun.
Süper boy, kral boy ya da yüzde 25 ekstralardan uzak durun; bunun yerine mini ya da çocuk boy yiyecekleri tercih edin.

BAŞLICA İPUÇLARI : Çok mu Fazla TV?

1. Bazı hareketsiz yapılan faaliyetler, özellikle tv seyretmek gıda alımını artırabilir. Bu sırada atıştırılanlar genelde yağ, tuz ve şeker yönünden zengin yiyecek ve içecekler olur.
2. Televizyonu kapatın, çocukları bisiklet binmeye, parkta oynamaya ya da sevdikleri herhangi bir aktiviteyi yapmaya teşvik edin.
3. Çocuklarınız tv ya da bilgisayar önünde atıştırmalık istiyorsa, yağsız patlamış mısır, sebze çubukları ya da meyve dilimleri deneyin.

Oyalanırken Yemek

İkinci deneyimizi bir aile evinde iki akşam boyunca yaptık. Deneğimiz on bir yaşındaki Rosie'ydi. iki akşam da bir tabak dolusu dilim pizza verdik, Rosie'nin en sevdiği yemek. Önemli olan kendi servisini kendisinin yapması gereğiydi. Pişirdiğimiz pizzaların her biri 696 kaloriydi ve pizzaların her birini dokuz dilim olarak kestik. Pizza dilimlerinin kabuk kısmını çıkardık, her bir dilim yaklaşık 75 kaloriydi.

İlk akşam Rosie televizyon açıkken annesiyle yemek masasında oturdu. TV seyrederken yemek yiyen Rosie on üç dilim pizza aldı. İkinci akşam Rosie'ye aynı yemek verildi, ama TV kapalıydı. Bu sefer sadece on dilim aldı.
Kısaca Rosie TV seyrederken üç dilim fazla almıştı. Bu bir pizzanın üçte biri ya da 25 kalori demekti. Bu çok fazla bir miktar değil, ama bir yıl içinde 120 pizza anlamına gelir.
Deneylerimiz hiçbir şekilde katı değildi. Çocukların iştahı deneyden önce ne kadar yediklerine ve ne kadar egzersiz yaptıklarına bağlıydı. Ancak daha kapsamlı pek çok araştırmada bulunan bir şeyi yansıttılar: Çocuklar kolaylıkla iştah sinyallerine aldırmayıp ihtiyaçlarından fazla yerler.

Kaynak : Jill Fullerton-Smith
The Truth About Food (Gıdalar Hakkındaki Gerçekler)
Geri
  • Yorumlar: 0
  • Görüntülenme: 1 116
Değerli ziyaretçimiz, sitemize üye iseniz lütfen giriş yapınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Yorum Ekle

İsim:*
E-Mail:*
  • bowtiesmilelaughingblushsmileyrelaxedsmirk
    heart_eyeskissing_heartkissing_closed_eyesflushedrelievedsatisfiedgrin
    winkstuck_out_tongue_winking_eyestuck_out_tongue_closed_eyesgrinningkissingstuck_out_tonguesleeping
    worriedfrowninganguishedopen_mouthgrimacingconfusedhushed
    expressionlessunamusedsweat_smilesweatdisappointed_relievedwearypensive
    disappointedconfoundedfearfulcold_sweatperseverecrysob
    joyastonishedscreamtired_faceangryragetriumph
    sleepyyummasksunglassesdizzy_faceimpsmiling_imp
    neutral_faceno_mouthinnocent
Güvenlik Kodu:*
Okunamayan kodu yenilemek için resmin üstüne tıklayınız